Girişimci Sakızlı Müşir Kazım Paşa’nın Hayali: Gümüşî Kubbeli Splendid Palas

Her şey hayal etmekle başlıyor. Hayallerimizi gerçekleştirme motivasyonumuz imkanların oluşması ve oluşturulması ile birleşince de “hayaller gerçek oluyor”.

Marka hikayemizin kahramanı Sakızlı Müşir Kâzım Paşa askeriyeye mensup bir kişi olmasının yanı sıra aynı zamanda bir girişimci.  19. yüzyılın ikinci yarısında Kazım Paşa ağabeyi Esat Paşa ve büyük ağabeyi Şair Edhem Efendi ile doğup büyüdükleri Sakız’dan ayrılarak İstanbul’a gelir. Gelirken Sakızlı unvanını da beraberinde getirir.

Aldığı iyi eğitimin ardından Osmanlı ordusunda generallik rütbesinde görev yapan Sakızlı Müşir Kazım Paşa, Plevne Müdafaası da dâhil olmak üzere ismi uzun yıllar kahramanlıklarla anıldıktan sonra, 1909 yılında emekli olur.

Büyükada’nın Simgesi

Görevliyken gerçekleştirdiği Avrupa seyahatlerinde gördüğü oteller, gerek mimarisiyle gerekse faaliyetleriyle Paşa’yı çok etkilemiştir.  Aklında bir otel inşa ettirmek vardır. 1905 yılında yanarak tahrip olan Büyükada Giacomo Oteli’nin bulunduğu araziyi satın alır ve Splendid Oteli’nin inşa süreci böylece başlar. Kâgir üslupla başlayan inşaat, Mimar Kaludi Laskaris Kalfa’nın telkinleriyle ahşaba çevrilir. Hatta bir rivayete göre depremden korkan Kalfa, Kazım Paşa’yı binayı ahşap inşa etmeye tavla oynarken kazandığında ikna etmiştir. Sakızlı Müşir Kazım Paşa genel hatlarıyla Fransız apartmanlarını andıran bir bina hayal eder. Sonradan ahşap yapıma dönen ve bu sebeple ilk katı taş diğer katları ahşap olan bu yapıya, 100 yıl sonra Büyükada’nın adeta simgesi olacağından habersiz iki kubbe eklettirir. Bina tamamlandığında içinin duvarları ünlü ressamların tablolarıyla süslenir, Paris’teki Christophle mağazasından gümüş kaplama ve kristal takımlar, Lion’dan hasır koltuklar ve İstanbul’dan mobilyalar getirtilir. O yıllarda adada sıcak su bulunmamasından dolayı sıcak su, asansör ve aydınlatma için bir gaz jeneratörü de temin edilmiştir.

İsplandit Hotel’de Hastane Hizmeti

1908 yılında açılan otel kısa bir süre sonra savaşlarla geçen yıllar içinde sıkça askeriyenin emrine verilir. 1912 yılında hastaneler yeterli olmadığı için bu amaçla da kullanıma sunulur. İlk savaş yıllarının sancısı biraz hafiflediğinde otel tekrar hareketlenir. Öyle ki I. Dünya Savaşı başlamadan önce en önemli konuklarından biri Yahya Kemal olmuştur. I. Dünya Savaşı’nın ardından İstanbul işgal edildiğinde otel bir süre İngilizlerin eline geçer ve bir hayli hırpalanır. 1919 yılında Rus askerleri ve aileleri otelde konaklarlar. Kazım Paşa otelin uğradığı zararın karşılanması için İngiliz Sefareti’ne başvursa da bir sonuç alamaz ve iş başa düşer. Oteli yenilemek için kolları sıvar, kendi imkanları ile gereken çalışmaları tamamlar.

1925 yılından itibaren uzun yıllar otelin emektarları olan Teodor Plakis Efendi ve Haralambos Melanidis gibi değerli çalışanlarıyla birlikte otel hızla eski hareketine kavuşmaya ve 1929 yılında gazetelere ilan vermeye başlar: “Yaz Mevsimi İçin Mühim Bir İlan; İsplandid Palas Oteli”. Yenilenen otel artık yemek salonu ile nişan merasimi gibi etkinliklere ev sahipliği yapar hale gelmiştir.

Atatürk’ün Ziyareti

Splendid Palas tarihinin en önemli konuğunu 1929 senesinde ağırlar. Büyükada’ya gelen Gazi Mustafa Kemal Paşa akşam yemeğini burada yemiş ve geç saatlere kadar kalmıştır. Atatürk ikinci ziyaretini de 1934 yılında gerçekleştirecektir.

1930’lu yıllara gelindiğinde Splendid Palas artık iyice eğlenceli olmuş, Arnoldi Zirkin ve Arnoldi Caz Salonu Orkestrası’nın renklendirdiği Büyükada akşamlarını Splendid’de geçirmek bir ödül haline gelmiştir.

Otelin Kaderini Değiştiren Kadınlar

Müşir Kazım Paşa 1936 yılında vefat ettiğinde otelin mülkiyeti kızı Nazire Tokgöz’e geçmiştir. Nazire Hanım 5 yıl kadar görev başında bulunmuş, vefatı ile birlikte oteli İsmail Hakkı Tokgöz yönetmeye başlamıştır. İsmail Bey’in döneminde Splendid Otel kısa sürede toparlanmış ve birinci sınıf oteller arasında yerini almıştır.

I. Dünya Savaşı sonrasında konforlu, güvenli ve huzurlu bir mekan olarak üstün hizmet kalitesi ile tercih edilen mekanlar arasında olmuştur. Büyükada ile bütünleşmiş, bugün olduğu gibi Ada’nın en çok dikkat çeken yapılarından biri olma özelliğini korumuştur.

1957 yılında İsmail Hakkı Tokgöz’ün vefatının ardından otelin mülkiyeti ve işletmesi kızı Belma Hatice ve eşi Nihat Hamamcıoğlu’na geçmiştir. Belma Hanım ve Nihat Hamamcıoğlu Splendid Palas’ın eski heyecanını sürdürmüş, hem Büyükada’nın hem de otelin İstanbul için fark yaratan varlığının bilincinde olmuşlardır.

İlerleyen yıllarda devam eden ekonomik dalgalanma süreçlerinde otelin bir apartmana dönüştürülmesi gündeme geldiğinde ise müdahale eden Belma Hanım olmuştur. Yaşlılık döneminde Belma Hanım’ın otelin dönüştürülmesine karşı çıkma ihtimali düşünülmeden süreç ilerlediyse de, imza aşamasında “ben otelimi yıktırmam ve sattırmam” diyerek son noktayı koymuştur. Onun bu önemli kararı ile otel Hamamcıoğlu Ailesi tarafından yönetilmeye devam etmiştir. Farklı bir alanda hizmet veren aile için bu süreçleri yönetmek bir dönem zor olsa da, 2010 yılından itibaren babaannesinin yadigarı bu değerli markayı yönetmek üzere müessesedeki işini bırakarak Splendid’in marka yönetimi ve yönlendirilmesinde Serra Hamamcıoğlu Taşkent rol almaya baslamıştır.

 

Splendid Palas Dünya Basınının İlgisini Çekiyor

Sevgili Serra Hamamcıoğlu Taşkent’e otele geçişinden sonraki süreci sordum: “Ben 2010 itibariyle işimden ayrılarak otelin yönetiminde görev almaya başladım. Splendid Otel Büyükada’daki varlığı ile, müşterisine yüz yılı aşkın süredir iyi hizmet vermeyi ilke edinmiş bir butik oteldir.

2010 yılına kadar biraz daha geleneksel yöntemlerle ile hizmet ve tanıtım faaliyetlerini yürütürken, ben devraldıktan sonra markamızı yenilemeye başladık. Hem geleneksel yaklaşımı koruduk hem de yenilendik her anlamda. Restorasyon süreçlerimize hız verdik ki bizimki gibi binalarda bu süreç hiçbir zaman bitmez. Ekibimiz bizim için çok önemlidir, 50 yıllık çalışanlarımız olduğu gibi şimdi yeni nesil çalışanlarımız ile de birlikte ilerliyoruz. Hizmetimiz asla taviz vermeyeceğimiz bir alandır, otelimizden ayrılan her müşteri memnun ayrılır ve tekrar ziyaret etmek için plan yapmaya başlar. Her konuğumuzu evinde gibi hissettirmek, bu samimiyetle konforlu ve rafine bir hizmet almalarını sağlamak öncelikli hedefimizdir.

Konuklarımızı ağırlamanın dışında elbette tanıtım faaliyetlerimiz de oluyor, tarihi bir mekan olduğumuz için, sergilere ev sahipliği yapmayı seviyoruz. Mekanımız buna uygun, genişçe bir avlumuz, güzel bir bahçe ve verandamız var. Yılbaşı festivallerimiz, baharla birlikte yazın çok özel müzik gecelerimiz, konuklarımızın ziyaretlerini renklendirecek aktiviteler organize ediyoruz. Türk ve dünya mutfağından lezzetler sunduğumuz restoranımızda çok başarılı bir ekibimiz var, hem otel müşterilerimizden hem de dışarıdan büyük ilgi görüyor. Hizmet kapsamımız sınırlı olmakla birlikte, dijital medya sınırsız, uygun çalışmalar ile bilinirliğimizi aktif tutuyoruz, özellikle yurt dışından çok özel konuklarımız oluyor, önemli yayınlara konu oluyoruz. Ülkemizden bir markanın bu yayınlarda yer alması bizi mutlu ediyor. 2019 yılında bilhassa müşterilerimizden gelen talep ile bir “Splendid Otel Dükkanı” oluşturduk. Müşterimiz bizimle o kadar yakın bir bağ kuruyor ki giderken buradaki deneyimini hatırlatacak unsurlar almak istiyor. Biz de az ve öz ürün çeşidi ile güzel bir seri hazırladık, çok ilgi gördü, esasen müşterilerimizi kırmamak için geliştirdiğimiz bu mağazayı e-ticaret mağazası olarak da kurguladık, zira gelemeyen müşterilerimiz bize ulaşmak istiyor”.

Düğün Pastası

Sevgili Serra Hanım müşterilerinin otele “Düğün Pastası” dediklerinden bahsediyor. Bu tabiri seviyorlar, zira Splendid Palas organizasyon ve kutlamalar için İstanbul’da bir vapur ile ulaşabildiğiniz özel mekanlardan birisi. Otel şu anda ne yazık ki kapalı; oteller için kış ayları genelde biraz sezona hazırlık zamanı olduğu için, süreci bu hazırlıklar ile geçiriyorlar. 2020 yılındaki kapalı dönemler elbette normal sezon hazırlığı sürecini biraz aşmış ve uzamış durumda. Fakat Splendid Otelin yüz yıllık deneyimine baktığınız zaman, konjonktür sebebiyle kapalı dönemleri olduğunu, hatta İstanbul’un işgali döneminde hastane olarak hizmet verdiğini görüyoruz. Belli ki markalarını yönetmek ve geleceğe taşımak konusunda her dönem çözümler üretiyorlar.

Share on linkedin
Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on print

Bütünleşik Pazarlama İletişimi

  • Pazarlama nedir, ne değildir?
  • Stratejik pazarlama (business = strategy = marketing)
  • İş modeli pazarlama ilişkisi
  • Değer yaratmak
  • Araştırma ve analiz aşamasının yönetimi
    • Hedef kitle kim? Nerede?
    • Marka pazarlama ilişkisi
    • Marka kimliği nedir? Nasıl oluşturulur?
  • Marka konumlandırma, marka özü, değerler, marka vaadi, isim, logo, tescil
  • Marka stratejisi nedir?
  • İletişim ve iletişmek
  • İletişim ve müşteri ilişkileri
  • İletişim ve medya ilişkileri
  • Tanıtım ve bilinirlik
  • İtibarınızı yönetin
  • Pazarlama stratejileri nasıl oluşturulur?
  • Marka kimliği, kurum kimliği, kurum kültürü ilişkisi
  • Pazarlama planı
  • Pazarlama bütçesi
  • Uygulama
  • Ölçün: Ölçemediğin şeyi yönetemezsin